Arnavutköy Geri Gönderme Merkezi (Arnavutköy GGM), İstanbul genelinde yabancılar hukuku ve sınır dışı (deport) süreçlerinin en yoğun yürütüldüğü, özellikle İstanbul Havalimanı’na yakınlığı sebebiyle stratejik geçiş ve sınır dışı operasyonlarının ana lojistik üssü konumunda olan yüksek güvenlikli bir idari tesistir. Türkiye’ye yasa dışı yollarla giriş yapan, vize süresini geçiren, ikamet izni iptal edilen veya kamu düzenini tehdit ettiği iddiasıyla kolluk kuvvetleri tarafından muhafaza altına alınan yabancı uyruklu kişiler, sınır dışı edilmek üzere bu merkeze sevk edilmektedir. Arnavutköy Geri Gönderme Merkezi bünyesinde başlatılan idari işlemler, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamında şekillenmektedir. Bu aşamada, hakkında idari gözetim veya deport kararı verilmiş olan yabancıların mevcut yasal durumlarının incelenmesi, dosyalarındaki usul hatalarının tespiti ve resmi makamlar nezdinde gerekli başvuruların gecikmeksizin yapılması, hak kayıplarının önlenmesi adına büyük önem taşımaktadır. Asylum Law Office, yabancılar hukuku mevzuatı çerçevesinde bu merkezde tutulan kişilerin haklarının yasal sınırlar dahilinde savunulması ve idari makamlar önündeki süreçlerin takibi için profesyonel destek sunmaktadır.
Sınır dışı etme kararlarına karşı yürütülecek hukuki süreçlerde en kritik unsur, kanunda kesin bir şekilde belirlenmiş olan 7 günlük hak düşürücü süredir. Valilik veya ilgili valilik adına il göç idaresi tarafından tesis edilen sınır dışı (deport) kararı, Arnavutköy Geri Gönderme Merkezi’nde bulunan yabancıya ya da yasal temsilcisine resmi olarak tebliğ edildiği andan itibaren bu yasal süre işlemeye başlar. 6458 sayılı Kanun’un 53. maddesinin açık hükmü gereğince, bu 7 günlük süre içerisinde yetkili idare mahkemesinde yürütmeyi durdurma talepli bir iptal davası açılması halinde, sınır dışı etme işlemi dava sonuçlanıncaya kadar kanunen kendiliğinden durmaktadır. Bu durum, idari makamların dava süresince yabancıyı fiziki olarak ülkeden çıkarma veya sınır dışı uçuşunu gerçekleştirme yetkisini yasal olarak askıya alır. Ancak bu 7 günlük süre içerisinde usulüne uygun bir iptal davası açılmadığı takdirde, idari makamlar uçuş işlemlerini derhal icra etme hakkını hukuken kazanırlar. Asylum Law Office bünyesindeki yabancılar hukuku departmanı, tebligat tarihlerini ve yasal süre sınırlarını titizlikle analiz ederek, dosyaya özgü iptal dilekçelerinin idare mahkemesi sistemine hızlıca kaydedilmesi adımlarını yürütmektedir.
İdare mahkemesinde deport kararına karşı iptal davası açılması, yabancının fiziki olarak ülkeden gönderilmesini yasal olarak engellese de bu dava kişinin Arnavutköy Geri Gönderme Merkezi içerisindeki kapalı tutulma halini, yani idari gözetim kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Türk göç hukukunda sınır dışı etme kararı ile idari gözetim kararı, birbirine bağlı görünse de hukuken tamamen ayrı iki farklı idari işlemdir. İdare mahkemesi uçuşu durdururken, merkezdeki fiziki tutukluluk halinin sona erdirilmesi ve kişinin tahliye edilmesi için yetkili Sulh Ceza Hakimliği nezdinde tamamen bağımsız bir itiraz mekanizmasının işletilmesi gerekmektedir. Sulh Ceza Hakimliği’nin idari gözetim kararını kaldırarak kişiyi serbest bırakması ve idari gözetim yerine alternatif yükümlülüklere tabi tutması için somut dosya üzerinde belirli hukuki parametrelerin net bir şekilde ortaya konulması gerekir. Bu parametrelerin başında, yabancının Türkiye’de resmi olarak doğrulanabilir, sabit bir ikametgah adresinin bulunması gelmektedir. Bunun yanı sıra, kişinin kaçma şüphesinin bulunmadığı, yasal süreçlerden saklanma niyetinin olmadığı ve merkezde tutulmak yerine belirli aralıklarla en yakın karakola veya ilçe göç idaresine giderek imza atma (bildirim yükümlülüğü) gibi hafifletilmiş alternatif idari tedbirlere tam uyum sağlayabileceği hukuki dayanaklarla savunulmalıdır.
Arnavutköy Merkezine sevk edilen yabancı uyruklu kişilerin dosyalarında, Emniyet Genel Müdürlüğü veya Göç İdaresi Başkanlığı tarafından pasaport profillerine işlenmiş çeşitli idari tahdit kodları sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Bu kodlar, yabancının Türkiye’ye giriş yasağının, vize ihlalinin veya kamu güvenliğiyle ilgili iddiaların sistemsel karşılığıdır ve kaldırılmaları için Ankara’daki idari merciler veya idare mahkemeleri nezdinde ayrı yasal süreçlerin yürütülmesi gerekir. Bu kodlar arasında en çok rastlananlardan biri olan G-87 kodu, genel kamu güvenliği tehdidi gerekçesiyle basılan oldukça ağır bir idari kod olup, idarenin soyut veya istihbari iddialarına karşı idare mahkemelerinde çok yönlü, teknik ve detaylı bir savunma kurgulanmasını zorunlu kılar. Bir diğer sık karşılaşılan kod olan Ç-114 kodu ise yabancı hakkında Türkiye’de adli bir soruşturma veya kovuşturma açılması durumunda sisteme işlenir; bu durumda adli ceza davası ile göç idaresinin idari sürecinin eş zamanlı ve senkronize şekilde takip edilmesi şarttır. Vize ihlallerine bağlı olarak uygulanan V-84 kodu, geçmişte vize süresini geçiren ancak "10 gün içinde ikamet iznine başvurma" şartıyla ülkeye girişine izin verilen yabancıların bu süreyi ihlal etmesi durumunda basılır ve kolluk denetiminde yakalandıkları an doğrudan idari gözetime alınmalarına sebebiyet verir. Kaçak kalış sürelerinin uzunluğuna göre uygulanan Ç-141 ve Ç-149 gibi yurda giriş yasağı kodları ise yabancının Türkiye’ye belirli sürelerle girişini engeller; bu engellerin aşılması adına meşruhatlı vize başvuruları veya mahkeme yoluyla iptal mekanizmaları dosya bazında incelenmelidir.
Yabancılar hukuku, sınır dışı etme işlemleri, tahdit kodları ve geri gönderme merkezlerindeki fiziki uygulamalar, devletin egemenlik hakları ve idari kurumların kanundan doğan geniş takdir yetkisi kapsamında yürütülen, mevzuatın ve genelgelerin sıklıkla güncellendiği oldukça değişken bir alandır. Bu nedenle, her yabancının dosyası kendi özel şartları, geçmiş giriş-çıkış kayıtları, ailevi durumu ve idari mekanizmaların değerlendirmeleri ışığında bağımsız bir hukuki incelemeye tabidir.
Bu sayfada yer alan tüm metinler, açıklamalar ve veriler yalnızca genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmış olup, hiçbir şekilde somut bir olaya yönelik yasal bir görüş, hukuki tavsiye, yönlendirme veya avukatlık mütalaası niteliği taşımamaktadır. Türkiye Barolar Birliği'nin meslek kuralları, ilgili mevzuat ve Avukatlık Kanunu hükümleri uyarınca, Asylum Law Office da dahil olmak üzere Türkiye genelinde faaliyet gösteren hiçbir hukuk bürosunun, avukatın veya yasal temsilcinin; açılacak bir deport iptal davasının, Sulh Ceza Hakimliği nezdinde yapılacak bir idari gözetim itirazının, salıverilme talebinin veya tahdit kodu kaldırma başvurusunun kesin olarak olumlu sonuçlanacağına, kişinin merkezden kesin olarak tahliye edileceğine dair bir garanti, vaat veya taahhüt vermesi hukuken ve meslek etiği açısından kesinlikle mümkün değildir. Yasal merciler, idari birimler ve mahkemeler kendi yasal yetki sınırları içinde tamamen bağımsız bir şekilde karar verirler. Bu metinde paylaşılan genel nitelikteki bilgilerin, profesyonel bir hukuki destek alınmaksızın bireysel olarak yorumlanması veya bu bilgilere dayanılarak işlem tesis edilmesi halinde oluşabilecek yasal gecikmelerden, maddi veya manevi hak kayıplarından ya da idari işlemlerin sonuçlarından büromuz herhangi bir sorumluluk veya yükümlülük kabul etmemektedir. Sınır dışı ve idari gözetim gibi doğrudan hürriyeti bağlayıcı ve hak düşürücü sürelere tabi olan hassas süreçlerde, resmi makamlar nezdinde bir işlem başlatılmadan önce durumun bir uzman tarafından incelenmesi önem arz etmektedir.
İstanbul Havalimanı sınır kapılarında, ilçe emniyet müdürlüklerinde veya doğrudan Arnavutköy Geri Gönderme Merkezi bünyesinde gelişen idari gözetim ve deport krizlerinde zaman yönetimi, telafisi mümkün olmayan idari sonuçların önlenmesi adına en kritik etkendir. Sınır dışı lojistiği ve konsolosluk yazışmaları idare tarafından hızlıca yürütülebilen süreçler olduğundan, yasal hakların korunması adına dinamik bir takip mekanizması kurulmalıdır. Asylum Law Office bünyesindeki yabancılar hukuku departmanı, gerekli yasal yetkilendirmelerin tamamlanmasının ardından Arnavutköy GGM bünyesinde tutulan yabancı ülke vatandaşının ziyaret edilmesi, dosyadaki idari gerekçelerin yerinde incelenmesi, idari işlemlerin tesisi sırasında meydana gelmiş olabilecek usul veya esas eksikliklerinin mahkeme önüne taşınacak savunma argümanları haline getirilmesi ve dava süreçlerinin seyri hakkında ailelere veya kurumsal işverenlere şeffaf bilgi aktarılması süreçlerini yasal mevzuat sınırları dahilinde takip etmektedir.
İstanbul Binkılıç Geri Gönderme Merkezi Deport ve Sınır Dışı Avukatı kimdir ?
İstanbul Çatalca ilçesinde yer alan Binkılıç Geri Gönderme Merkezi, Türkiye’de idari gözetim altına alınan yabancı uyruklu kişilerin sınır dışı (deport) işlemlerinin yürütüldüğü en kritik merkezlerden biridir. Vize ihlali, kaçak çalışma, oturma izni iptali veya adli süreçler nedeniyle Binkılıç GGM’de tutulan yabancıların haklarının korunması yasal bir zorunluluktur.
Hakkında sınır dışı etme kararı (deport kararı) verilen yabancılar, işlemler tamamlanıncaya kadar Binkılıç Geri Gönderme Merkezi bünyesinde idari gözetim altında tutulabilirler. Bu süreçte yabancıların en çok ihtiyaç duyduğu destek, süreci profesyonelce yönetecek bir İstanbul deport avukatı tarafından sağlanacak hukuki danışmanlıktır.
Binkılıç GGM'de tutulan bir yabancı için idari gözetim kararına karşı Sulh Ceza Hakimliğine itiraz yapılması gerekmektedir. Kanuni sürelerin kaçırılması, kişinin doğrudan sınır dışı edilmesine yol açabilir. Bu nedenle, süreç boyunca deneyimli bir İstanbul göç avukatı ile çalışmak hak kayıplarının önüne geçebilir. Sınır dışı etme kararına karşı ise İdare Mahkemesinde dava açılması yasal bir haktır.
Binkılıç Geri Gönderme Merkezinde idari gözetim altında bulunan yabancılar, avukatları ile görüşme hakkına sahiptir. Asylum Law Office İstanbul Lawyer olarak, İstanbul ve çevresinde yabancılar hukuku alanında müvekkillerimize yasal danışmanlık ve profesyonel avukatlık hizmeti sunmaktayız.
Binkılıç Geri Gönderme Merkezinde idari gözetim süresi kanunen en fazla 6 ay olarak belirlenmiştir. Ancak yabancının iş birliği yapmaması, ülkesiyle ilgili konsolosluk işlemlerinin uzaması veya doğru bilgi vermemesi gibi istisnai durumlarda bu süre, valilik tarafından en fazla 6 ay daha uzatılabilmektedir. Toplamda 1 yılı bulabilen bu hürriyeti tahdit edici süreç, yabancı uyruklu kişiler ve aileleri üzerinde ciddi bir maddi ve manevi baskı yaratır.
Bu noktada, idari gözetim süresinin uzatılması kararına karşı da yasal hakları aramak gerekir. İstanbul göç avukatı olarak görev yapan hukuk büromuz, idari gözetimin devamını gerektiren haklı gerekçelerin bulunup bulunmadığını denetlemekte ve haksız uzatma kararlarına karşı Sulh Ceza Hakimliğine ivedilikle itirazları sunmaktadır.
Hakkında sınır dışı etme kararı verilen bir yabancı Binkılıç GGM’ye sevk edildiğinde, idare bu kişinin en kısa sürede ülkesine gönderilmesi için işlemleri başlatır. Ancak Türk hukuku ve uluslararası sözleşmeler, belirli durumlarda bu sınır dışı işleminin durdurulmasını zorunlu kılar.
İdare Mahkemesinde Dava Açılması: Sınır dışı etme (deport) kararının tebliğinden itibaren yasal süresi içinde İdare Mahkemesinde iptal davası açılması, kanun gereği (istisnai maddeler hariç) sınır dışı etme işlemini kendiliğinden durdurur.
Anayasa Mahkemesi (AYM) Başvurusu: Mahkeme sürecinde geri dönüşü imkansız bir zarar doğma riski varsa, tedbir talepli bireysel başvuru yapılabilir.
Uluslararası Koruma (Asil) Başvurusu: Kişinin kendi ülkesine gönderildiğinde işkenceye, kötü muameleye maruz kalma veya hayati tehlikesinin bulunması durumunda uluslararası koruma prosedürleri devreye girer.
Tüm bu hassas yasal mekanizmalar, mevzuata son derece hakim bir İstanbul deport avukatı tarafından yürütülmediği takdirde, geri dönüşü olmayan sınır dışı işlemleriyle sonuçlanabilir.
Binkılıç Geri Gönderme Merkezinde tutulan yabancıların dosyalarında hangi somut iddiaların (V-87, G-87 tahdit kodları, vize ihlalleri vb.) yer aldığını bilmek davanın seyrini değiştirir. Bir İstanbul avukatı olarak, Çatalca bölgesindeki bu merkeze giderek müvekkillerimizin idari dosyalarını incelemek, kolluk tutanaklarını analiz etmek ve müvekkille yüz yüze gizli bir hukuki görüşme gerçekleştirmek en temel çalışma prensibimizdir. Asylum Law Office İstanbul Lawyer, yabancılar hukukunun bu en stresli anında müvekkillerine şeffaf, güvenilir ve profesyonel bir savunma hattı kurmaktadır.
Hukuki Sorumluluk Reddi (Disclaimer): Bu sayfada yer alan bilgiler yalnızca genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her yabancının hukuki durumu ve dosyası özeldir. Hak kaybına uğramamak için bir avukattan profesyonel yardım almanız tavsiye edilir.
Istanbul Binkilic Removal Center - Deportation and Immigration Lawyer
The Binkilic Removal Center, located in the Catalca district of Istanbul, is one of the main detention facilities where foreign nationals are held under administrative detention pending deportation from Turkey. If your relative or employee is detained in Binkilic GGM due to visa violations, illegal work, or cancellation of residence permits, taking immediate legal action is crucial.
Foreigners facing a deportation order in Turkey may be placed under administrative detention at the Binkilic facility. Navigating the deportation procedures requires the expertise of an experienced deportation lawyer in Istanbul. Fast and accurate legal intervention can prevent the execution of the deportation.
To challenge the administrative detention order issued for a foreigner held in Binkilic, an objection must be filed before the Peace Criminal Judgeship. Since statutory deadlines are strictly applied, consulting an Istanbul immigration lawyer immediately is vital to protect the foreigner's rights. Additionally, a lawsuit against the deportation order itself can be filed before the Administrative Court.
Detainees held at the Istanbul Binkilic Removal Center have the legal right to meet with their legal representatives. As an established Istanbul lawyer specializing in Turkish immigration law, our law firm provides comprehensive legal guidance, visits clients at the removal centers, and manages the defense process effectively.
Legal Disclaimer: The information provided on this webpage is for informational purposes only and does not constitute formal legal advice. Every immigration case involves unique facts. To avoid any loss of rights, you should seek professional assistance from a qualified legal counsel.
Under Turkish Immigration Law, the duration of administrative detention at the Binkilic Removal Center is initially limited to a maximum of 6 months. However, if the foreign national fails to cooperate, provides false information, or if consular procedures regarding travel documents are delayed, this period may be extended by the Governorate for up to an additional 6 months. This total period of up to 1 year causes significant emotional and financial distress for both the detainees and their sponsors.
Challenging the extension of detention requires profound legal argumentation. Operating as an Istanbul immigration lawyer, our firm rigorously examines whether the legal grounds for continuing detention still persist. If the extension lacks solid legal reasoning, we immediately file an urgent appeal before the Peace Criminal Judgeship to secure the client's release.
When a foreigner is sent to the Binkilic Removal Center under a deportation order, the immigration authorities attempt to deport the individual as quickly as possible. Nevertheless, Turkish legislation and international human rights standards dictate that certain legal interventions must freeze the deportation process immediately:
Filing a Lawsuit at the Administrative Court: Filing a cancellation lawsuit against the deportation order within the strict statutory period automatically suspends the execution of the deportation (except for specific cases involving national security).
Constitutional Court (AYM) Injunctions: If there is an imminent risk of irreparable harm upon deportation, an individual application with an urgent request for an interim injunction can be submitted to the Constitutional Court.
International Protection Applications: If the foreigner faces a real risk of torture, persecution, or inhumane treatment in their country of origin, international protection mechanisms must be evaluated by the authorities.
Managing these complex and high-stakes administrative litigation tracks without the direct assistance of an experienced deportation lawyer in Istanbul can jeopardize the entire defense, leading to a swift and irreversible deportation.
Understanding the exact administrative restriction codes (such as V-87, G-87, or overstay violations) placed on a foreigner's file at the Binkilic Removal Center is vital for a successful defense. As an established Istanbul lawyer, our duty involves traveling to the Catalca district, conducting comprehensive reviews of the administrative files, and holding confidential, face-to-face legal consultations with our clients inside the facility. Asylum Law Office İstanbul Lawyer delivers reliable, highly protective, and sophisticated legal representation during these critical deportation defense emergencies.
Legal Disclaimer: The information provided on this webpage is for informational purposes only and does not constitute formal legal advice. Every immigration case involves unique facts. To avoid any loss of rights, you should seek professional assistance from a qualified legal counsel.
Sınır dışı edilme (deport) kararlarının iptali amacıyla açılacak davalar, bu işlemlerin birer idari tasarruf olması sebebiyle İdare Mahkemelerinde açılmak zorundadır. Sınır dışı kararını veren valilik veya göç idaresi müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Örneğin; Van Valiliği veya Van İl Göç İdaresi Müdürlüğü tarafından tesis edilen deport kararlarına karşı Van İdare Mahkemesi nezdinde dava açılması gerekmektedir. Benzer şekilde Erzurum veya Iğdır valiliklerince alınan kararlara karşı da ilgili illerin İdare Mahkemelerine müracaat edilir.
Diğer taraftan, yabancının özgürlüğünün kısıtlanması anlamına gelen idari gözetim kararına karşı yapılacak itirazlarda görevli merci Sulh Ceza Hakimliğidir. İdari gözetim kararına karşı açılan davalarda yetkili mahkeme, gözetim işleminin fiilen uygulandığı yani yabancının tutulduğu yer mahkemesidir. Van Kurubaş GGM'de tutulan bir yabancı için Van Sulh Ceza Hakimliğine; Erzurum Aşkale GGM'de tutulan bir yabancı için ise Aşkale Sulh Ceza Hakimliğine ivedi salıverilme başvurusu yapılmalıdır.
Bir yabancı hakkında tesis edilen deport cezasının kaldırılması, giriş yasağının iptal edilmesi ve deport cezasının durdurulması işlemleri karmaşık bir mevzuat altyapısına sahiptir. Bu nedenle yabancılar hukuku alanında uzmanlaşmış bir deport kaldırma avukatı, göçmen avukatıİ SINIR DIŞI KARARI KALDIRMA AVUKATI veya yabancı hukuku avukatı vasıtasıyla hukuki destek alınması sürecin selameti açısından esastır.
Yabancı ülke vatandaşlarının, kendi dillerine ve Türk mevzuatına uzak olmaları sebebiyle tek başlarına bu süreci yürütmeleri ve olumlu sonuçlandırmaları oldukça zordur. Zaman karşı yarışılan bu idari süreçte uzman bir avukat, hem güncel hukuk kurallarını hem de Geri Gönderme Merkezlerindeki pratik uygulamaları bildiği için hak kayıplarını engeller.
Türkiye’de bulunan yabancılar, 6458 Sayılı Kanun kapsamında uygulanan giriş yasaklarından birini ihlal ettikleri, vize sürelerini geçirdikleri veya kaçak çalışarak ikamet izinlerini riske attıkları takdirde sınır dışı edilirler. Haklarında alınan bu kararları durdurmak, yürütmeyi durdurma teminatı almak ve yasal yollardan Türkiye'ye yeniden girişlerini sağlamak adına profesyonel hukuki danışmanlık alması gerekmektedir.
Sınır dışı etme kararı idari bir işlem olup, mevzuat gereğince deport edilmek üzere yabancının havaalanlarından veya sınır kapılarından çıkışı planlanır. Yabancı kişinin kendisi ya da yetkilendirdiği deport kaldırma avukatı bu karara karşı yasal süresi içinde itiraz edebilir. Kararın tebliğinden itibaren başlayan 7 günlük süre içerisinde İdare Mahkemesine iptal davası açıldığında, davanın açılması (bazı istisnai tahdit kodları hariç) sınır dışı etme işlemini kendiliğinden durdurur. Mahkeme süreci boyunca kişi Türkiye’de yasal olarak kalmaya devam edebilir.
Yabancıların sıklıkla deport edilme sebepleri arasında vize süresi ihlali veya oturma izni (ikamet) süresinin aşılması yer alır. İhlalin niteliğine göre yabancıya belirli bir süre ülkeye giriş yasağı konulabileceği gibi, işlenen bazı adli suçlar nedeniyle ülkeye giriş tamamen süresiz olarak da kapatılabilir. Oturma izni olmasına rağmen çalışma izni bulunmayan ve kaçak olarak çalıştığı tespit edilen yabancılar da yasal mevzuat gereği sınır dışı edilmek üzere Geri Gönderme Merkezlerine sevk edilirler.
Hakkında sınır dışı kararı verilen bir yabancıya, ihlalin mahiyetine ve yasal gerekçesine göre 5 ay ile 5 yıl arasında değişen sürelerle Türkiye’ye giriş yasağı konulabilir. Ancak yabancının deport edilme sebebi genel kamu sağlığını tehlikeye düşürecek bulaşıcı bir hastalık ya da kamu güvenliğini tehdit eden terör, organize suç gibi ağır bir fiile dayanıyorsa bu durum sınırsız giriş yasağına (tahdit koduna) dönüşebilir ve kaldırılması çok daha sıkı hukuki prosedürlere tabidir. Basit vize ihlallerinde süreler daha kısa tutulurken, adli olaylarda cezalar üst sınırdan uygulanır.
Hakkında sınır dışı etme kararı alınan bazı yabancılara, durumlarının niteliğine göre ülkeyi kendiliğinden terk edebilmeleri için 15 günden az olmamak kaydıyla 30 güne kadar bir süre tanınır. Bu işleme Türkiye’yi terke davet denir. Kendilerine terke davet belgesi (çıkış izin belgesi) verilen yabancılar bu süre zarfında sınır kapılarından çıkış yaparlarsa haklarında GGM'ye alınma gibi idari gözetim hükümleri uygulanmaz. Ancak terke davet harca tabi olmasa da yabancının varsa geçmiş vize ihlali cezalarını sınır kapısında ödemesi gerekir.
Aşağıda belirtilen durumlardaki yabancılar için terke davet hükümleri uygulanmaz ve kolluk marifetiyle 48 saat içerisinde doğrudan geri gönderme merkezlerine sevk edilirler:
Kamu düzenini ihlal edenler, kamu sağlığı veya güvenliği için tehdit oluşturanlar,
Türkiye’ye yasa dışı yollarla giriş ve çıkış kurallarını ihlal edenler,
Kaçma veya kaybolma tehlikesi bulunanlar,
Sahte veya geçersiz belge (pasaport, ikamet kartı) kullananlar,
Haklı bir mazereti olmaksızın tanınan süre içinde Türkiye'yi terk etmeyenler.
Geri gönderme merkezlerindeki idari gözetim süresi kanunen en fazla 6 aydır. Ancak yabancı ülke vatandaşının menşe ülkesiyle işbirliği yapmaması, şahsi bilgileri ve pasaportu hakkında yalan/eksik beyanda bulunması nedeniyle usul işlemlerinin uzaması halinde bu süre 6 ay daha uzatılabilir. Kanuni sınır uyarınca, geri gönderme merkezinde tutulma süresi her ne sebeple olursa olsun toplamda 12 ayı geçemez.
İdari gözetim altında tutulma kararı, İl Göç İdaresi tarafından her 30 günde bir düzenli olarak yeniden değerlendirilir. Alınan devam veya sonlandırma kararları yabancı kişiye ya da onun yasal temsilcisi olan deport avukatına tebliğ edilir. GGM bünyesinde tutulan yabancılar, kararın hukuka aykırı olduğunu iddia ederek Sulh Ceza Hakimliğine ivedilikle itiraz edebilirler.
Uzman bir avukat vasıtasıyla yapılacak etkili başvurularda, yabancının özgürlüğünün kısıtlanması yerine idari gözetime alternatif yükümlülükler uygulanması talep edilebilir. Yabancı uyruklu bir kişinin GGM hücresinde kalması yerine dışarıda hayatına devam etmesini sağlayan bu alternatif yükümlülükler şunlardır:
Elektronik izleme (kelepçe veya cihazla takip),
Belirli bir adreste ikamet etme zorunluluğu (imza yükümlülüğü),
Teminat (kefalet) gösterme,
Kamu yararına gönüllülük hizmetlerinde görev alma.
İdari gözetim kararına karşı Sulh Ceza Hakimliğine yapılan itirazlar hakim tarafından süresi içerisinde karara bağlanır. Verilen serbest bırakma veya reddetme kararı kesin olmakla birlikte, yabancının durumunda veya dosyasında değişen yeni koşullar (sağlık durumu, evlilik, yeni deliller) ortaya çıktığı takdirde avukat aracılığıyla Sulh Ceza Hakimliğine tekrar tekrar itiraz başvurusu yapılması mümkündür.
Bir yabancının Türkiye’ye girişinin engellenme veya sınır dışı edilme gerekçesi, sistemine işlenen deport kodu (tahdit kodu) ile sembolize edilir. Hukuk büromuza ulaşan müvekkillerin en çok sorduğu soruların başında; "deport kodumu nasıl öğrenirim?", "deport sorgulaması nasıl yapılır?" ve "tahdit kodu nasıl kaldırılır?" soruları gelmektedir.
Deneyimli bir avukat, yabancının pasaportuna veya göç idaresi veri tabanına işlenen spesifik tahdit koduna göre özel bir itiraz stratejisi geliştirir ve mahkemeye sunulacak dilekçeleri bu kodun hukuki niteliğine göre hazırlar.
V-68: İkamet izni bakanlık iznine tabi olanlar
V-69: İkamet izni iptal edilen yabancılar
V-70: Sahte/Danışıklı evlilik yoluyla ikamet almaya çalışanlar
V-71: Adres değişikliğini bildirmeyen veya gerçeğe aykırı adres beyan edenler
V-74: Ülkeden çıkışı bakanlık veya valiliklere bildirilecek olanlar
V-84: 10 gün içinde ikamet izni alma koşuluna bağlı olarak giriş yapanlar
V-87: Gönüllü geri dönüş yapan geçici koruma (Suriye uyruklu vb.) sahipleri
V-88: Çalışma izni geçersiz kılınan yabancılar
V-137: Türkiye’yi terke davet edilenler
V-154: Sınır dışı etme kararına karşı idare mahkemesine başvuranlar
V-157: İkamet izni talepleri reddedilen yabancılar
G-26: Yasadışı örgüt faaliyetleri iddiası bulunanlar
G-42: Uyuşturucu madde ticareti veya kullanımı suçu
G-43: Kaçakçılık suçları
G-48: Fuhşa aracılık etme ve yer temini suçlaması
G-78: Bulaşıcı hastalık taşıyan yabancılar
G-82: Milli güvenlik aleyhine faaliyet gösterenler
G-87: Genel güvenlik açısından tehlike arz ettiği düşünülen kişiler (Kritik Koddur)
Ç-101 / Ç-102 / Ç-103 / Ç-104 / Ç-105: Vize, ikamet veya çalışma izni ihlal süresine göre 3 aydan 5 yıla kadar değişen Türkiye’ye giriş yasakları
Ç-113: Yasa dışı yollarla ülkeye giriş-çıkış yapanlar
Ç-114: Haklarında adli işlem yapılan yabancılar
Ç-115: Cezaevinden tahliye olan yabancı uyruklular
Ç-117: Kaçak ve izinsiz çalışanlar
Ç-120: Vize veya ikamet ihlalinden kaynaklanan idari para cezasını ödemeyenler
Ç-150: Sahte belge ile ülkeye giriş yapmaya çalışanlar
Ç-151: Göçmen kaçakçısı veya insan taciri olduğu iddia edilenler
N-82: Girişi ön izne bağlı istihzan kodu
N-99: İnterpol arama kodu nedeniyle konulan kısıtlama
Geri gönderme merkezinde idari gözetim altında tutulan bir yabancının merkezden çıkarılması ve özgürlüğüne kavuşması, profesyonel bir deport kaldırma , sınır dışı kararını kaldırma avukatı tarafından yürütülecek Sulh Ceza Hakimliği itiraz süreci ile mümkündür. İtirazı inceleyen hakimlik, yasal süresi içinde karar verir. Yapılacak itirazın basmakalıp cümlelerden uzak, somut delillere dayanan, yabancının kaçma şüphesinin olmadığını ispatlayan ve YUKK mevzuatına tam uyumlu olması durumunda idari gözetim kararı kaldırılarak yabancının salıverilmesi sağlanabilir.
Deport kararı (sınır dışı etme kararı), Türkiye’de bulunan yabancı uyruklu kişilerin hukuki statülerini doğrudan etkileyen ve geri dönüşü zor mağduriyetlere yol açabilen son derece kritik bir idari işlemdir. Hakkında idari gözetim veya sınır dışı etme kararı tesis edilen yabancıların, yasal süreleri kaçırmadan ve doğru hukuki argümanlarla idare mahkemelerine başvurması hayati önem taşır. Bu süreçte hak kayıplarının önüne geçmek, idari gözetim kararına itiraz etmek ve sınır dışı etme işleminin iptali davasını profesyonelce yürütmek adına Türkiye’nin göç hareketliliği en yoğun olan illerindeki uzman hukukçularla çalışılması gerekir.
Özellikle düzensiz göçün, giriş-çıkış işlemlerinin ve adli vakaların yoğunlaştığı metropollerde ve sınır kentlerinde ikamet eden veya geri gönderme merkezlerinde tutulan yabancılar için doğru ve hızlı müdahale esastır. Bu kapsamda, hakkınızda tesis edilen haksız işlemlerin iptali ve özgürlüğünüze yeniden kavuşmanız için İstanbul Deport Avukatı, Ankara Deport Avukatı, İzmir Deport Avukatı, Antalya Deport Avukatı, Bursa Deport Avukatı, Kocaeli Deport Avukatı, Adana Deport Avukatı, Mersin Deport Avukatı, Gaziantep Deport Avukatı, Şanlıurfa Deport Avukatı, Hatay Deport Avukatı, Edirne Deport Avukatı, Van Deport Avukatı, Erzurum Deport Avukatı, Ağrı Deport Avukatı, Muğla Deport Avukatı, Aydın Deport Avukatı, Çanakkale Deport Avukatı, Kayseri Deport Avukatı ve Sakarya Deport Avukatı uzmanlığından yararlanmanız; sürecin gidişatını doğrudan değiştirecektir.